KKTC’nin Posta Kodu: Mersin 10 Ya Da Ekonomik Bağımsızlığın Anlamı | TÜSİAD Görüş Dergisi
KKTC’nin Posta Kodu: Mersin 10 Ya Da Ekonomik Bağımsızlığın Anlamı | TÜSİAD Görüş Dergisi
Çok değil bir yıl öncesine kadar, Türkiye’deki gazetelerde Kıbrıs hakkında birşey yazmak o makalenin okunma ihtimalini azaltacağı anlamına geliyordu. Editörler yazıyı yine de başardı belki, ama okunma oranlarının düşme riskini de göze almış olurlardı. Okuyucu da, gazeteci de Kıbrıs sorunundan hoşlanmazdı. Klişelerin arasına sıkışmış olan Kıbrıs sorunu en popüler konular arasında değildi. Bir sohbette Kıbrıs konusunu açtığınızda da verilecek tepkiler muhtemel tepkiler “Kıbrıs’tan hala sıkılmadın mı? Hala orasıyla mı uğraşıyorsun? Artık bırak, orada birşeyin değişeceği yok” olurdu. İhtilafin “olaysızlığına” dair görüşler sadece Kıbrıslı Türk ve Rumların arasındaki görüşmelere değil, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği’nin hiçbir şey yapmayışına da gönderme yapardı.
—
Makalenin devamını okumak için buraya tıklayınız (s. 57-59).
Heybeliada Talks: Two Years of Public Diplomacy on Cyprus
Heybeliada Talks: Two Years of Public Diplomacy on Cyprus
Since July 2008, Global Political Trends Center (GPoT) has been bringing together opinion leaders from North and South Cyprus, as well as Greece and Turkey, under the banner of the “Heybeliada Talks” to discuss issues pertaining to the solution of the Cyprus problem. The meetings, usually closed to journalists and conducted under Chatham House rules, provided the participants with a trusting environment to frankly debate contested issues, usually in parallel with the official negotiations. GPoT Center is by principle committed to the ideals of dialogue, non-violence, reconciliation and consensus for both this process and the eventual solution. This publication is a combination of the work of the GPoT staff and the participants of the nine rounds of the Heybeliada Talks held to date. Our main objective in preparing this book has been to consolidate the ideas put forth during the past years by Greek Cypriots and Turkish Cypriots, and to have them be accessible to a wider public of policy-makers, media and academics, as well as governments and political figures.
For an electronic copy (in English) please click here.
Dr. Tiryaki and Dr. Akgün Present a Paper at the IPSA Conference in Sao Paulo
Dr. Tiryaki and Dr. Akgün Present a Paper at the IPSA Conference in Sao Paulo

The conference entitled “Whatever Happened to North-South?” was hosted by the Brazilian Political Science Association at the University of Sao Paulo between February 16-19, 2011. To read Dr. Tiryaki and Dr. Akgün’s paper entitled “Obstacles, Obsessions and Prospects of Turkey’s EU Membership” click here.
Abstract of the presented paper
Turkey has been aspiring to become a member of the EU since 1959 and has managed to accomplish several significant milestones till now. However, the accession talks are rather slow and Turkey seems still to be far away from full membership. The authors argue that obstacles delaying the process can be summarized into two primary categories, i.e. cultural differences, which are often being reduced to the notion of religion, and impediments linked to the Cyprus problem. The paper will seek to address that without a settlement of the problem on the Mediterranean island, Turkey’s membership prospects are likely to remain blurred. Following this line of reasoning, it will be claimed that strategic vision of the EU can bring an end to the existing conundrum in the accession talks. Such active move forward is in the interest of the EU, especially now that Turkey becomes a more vociferous player in the arena of international relations. Some indicators show the change in that direction, e. g. Lady Ashton’s comment in her capacity of High Representative: “We welcome the increasingly important role of Turkey in the region. In this context we will also look at the ways in which the EU and Turkey can enhance cooperation.” The issues EU tries to tackle are within the problem-solving vision of Turkey. Therefore, it will be argued that as Turkey anchors its regional position, it is likely to play a crucial role in the success of the EU’s foreign policy, if admitted to the EU.
Sylvia Tiryaki on Air in BBC Türkçe
Sylvia Tiryaki on Air in BBC Türkçe
Tiryaki was interviewed by BBC Türkçe on November 3, 2010. She analyzed the meeting of the Turkish President Abdullah Gül and the Turkish Cypriot President Derviş Eroğlu in Ankara, during which the Cyprus property issue and question of compensation were discussed. The transcript of the interview is available in its original Turkish version below.
Transcript in Turkish
Mülkiyet uzun süredir Kıbrıs sorununun en zorlu konularından biri. 1974 sonrası çizilen sınırlar çerçevesinde Kıbrıslı Rumlar kuzeyde 1.350.000 dönüm araziyi arkalarında bırakmıştı. Kuzeye yerleşen Kıbrıslı Türkler içinse bu rakam 400.000 dönüm. Geçen yıllarda Kıbrıslı Rumlardan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne mülkiyet hakları için yoğun başvurular yapıldı. 2006 yılında Mahkeme’nin tanıdığı Taşınmaz Mallar Komisyonu kuruldu; mülkiyet sorunları da artık bu komisyon tarafından ele alınacak. Ancak bir yandan mahkemenin şimdiye dek verdiği kararlar, bir yandan da Komisyon’dan çıkması muhtemel kararlar ağır bir tazminat ödeneceği anlamına geliyor. Dün Ankara’da buluşan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Kıbrıslı Türk toplum lideri Derviş Eroğlu’nun gündeminde de bu tazminatlar vardı. Gül, Kuzey Kıbrıs’taki Rum mülklerinin hızla Türkleştirilmesini istedi.
Istanbul Kültür Üniversitesi bünyesindeki Global Political Trends Center’dan (Küresel Siyasal Eğilimler Merkezi) araştırmacı ve yazar Sylvia Tiryaki’ye görüşmeden çıkan sonuçları sorduk:
“Toplantının sonuçlarından biri Kıbrıs’taki mülk sorununa dair yeni bir model oluşturması. Ancak bildiğim kadarıyla bunun tam nasıl bir model olacağına henüz karar verilmedi. Kıbrıslı Türklere, Türk bankaları tarafından kredi verileceğini anlıyorum. Toplantının temel hedefi ise Türkiye’nin taşınmaz mallar aracılığı ile Kıbrıslı Türklere ödeyeceği tazminat miktarının maddi yükünü paylaşmaktı. Eğer Kıbrıslı Türklerin Türk bankalarından kredi almalarına karar verilirse –ki ben bu kredilerin uzun dönemli olcağına inanıyorum- bu Türkiye’nin atacağı çok akıllıca bir siyasi ve ekonomik adım olacaktır.”
Yani bu karar yalnızca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin tazminatlarına değil taşınmaz mallar komisyonu’ndan çıkacak kararlara da yönelik öyle mi?
“Şimdiye kadar Türkiye bu komisyondan çıkan kararlar çerçevesinde yaklaşık 46 milyon pound tutarında tazminat ödedi. Bunun içinde tazminatlar ve mülkü kullanamamaktan doğan zararlar da var. bu durum devam edecek. Bu modelin Taşınmaz Mallar Komisyonu’nun işini etkileyeceğini ise düşünmüyorum çünkü mantıklı olan paranın nereden geldiğinin komisyonun işleyişini etkilememesi.”
Peki şimdi Masada olan seçenekler çerçevesinde mülkiyet sorununun çözümüne yönelik atılabilecek adımlar neler?
“Mülkiyet sorununun çözümü Kıbrıs sorununun çözümünün tümüne ait bir parça olarak görülmeli. Dolayısıyla ideal olan Kıbrıs sorununun çözümü. Ancak eğer bu soruna makul bir sürede çözüm bulunamazsa mülkiyet sorununun çözülmesi ya da en azından buna yaklaşılması olumlu bir adım olacaktır. Ancak Ankara’daki toplantının amacı ne olursa olsun şunu görmemiz lazım: eğer Kıbrıslı Türkler Türk bankalarından kredi alacaksa, bu özel sektörün de resme dahil olması anlamına gelir.
Bunun ne gibi etkileri olabilir peki?
“Bu bence çok akıllıca; finansal konularla başetmenin modern bir yolu. Bunun sahada ise şöyle bir etkisi olabilir: eğer Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti özel bir kişiyle yasal bir anlaşma imzalarsa, bu anlaşma Kıbrıs sorununun nihai çözümünden sonra da geçerli sayılacaktır. Uluslararası hukuka göre –ki bu Annan Planı’nın da bir parçasıydı- Kıbrıs Türk kesimi ile imzalanan tüm özel ya da ticari anlaşmalar yürürlükte kalmalı. Dolayısıyla eğer Kıbrıs sorununun çözümü Türkiye Cumhuriyeti ve Türk bankalarıyla arasında yapılacak bir anlaşmadan sonra gerçekleşirse bu anlaşmaların yeni federal cumhuriyet üzerinde de bağlayıcılığı olacaktır. Dolayısıyla ben Kıbrıs Rum tarafının yerinde olsaydım, her iki taraf için de kabul edilebilir uzlaşmaların üzerinden bir çözüm bulma sürecini hızlandırmaya çalışırdım. Böyle bir uzlaşma içinse her iki tarafın da fedakarlık yapması kaçınılmaz.
A Promise to Keep: Time to End the International Isolation of the Turkish Cypriots
A Promise to Keep: Time to End the International Isolation of the Turkish Cypriots
Sylvia Tiryaki together with other five researchers from different disciplines and background wrote a book demonstrating that the isolationist policies imposed on Turkish Cypriots have no legal justifications. The book entitled “A Promise to Keep: Time to End the International Isolation of the Turkish Cypriots” was published by TESEV in 2008 and is available in English here.
Summary in Turkish
Annan Planı’nın 24 Nisan 2004 tarihinde Kıbrıs Rum kesimi tarafından reddedilmesinden sonra Kıbrıs’ta çözüme yönelik pek fazla bir gelişme olmamıştır. Çok kapsamlı çözüme yönelik bir gelişme sağlanamamış olsa da, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Avrupa Birliği’ne (AB) katılım süreci aynı şekilde devam etmiş ve bu üyeliğin AB’nin kendisi için oluşturacağı hukuki problemlere rağmen Kıbrıs Cumhuriyeti AB üyelik sürecini tamamlamıştır.
Bu çalışmanın yazılmasındaki başlıca amaç, Kıbrıslı Türklere senelerdir uygulanan uluslararası izolasyonların hukuki dayanaklarının geçerliliğini değerlendirmek ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) resmi olarak tanınmasına gerek kalmadan da izolasyonların kaldırılabileceğini göstermekti. Yazarlara göre, adanın kuzeyinde yaşayan Kıbrıslı Türklere uygulanan izolasyon politikalarının hiçbir hukuki dayanağı yoktur ve dolayısıyla bir an önce kaldırılmalıdırlar. Kıbrıs sorunu, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AB üyeliğinden sonra daha da siyasi bir hal alarak, KKTC’nin tanınması ile ilgili dile getirilen endişelerin ötesine gitmiştir. Fakat, bu çalışma izolasyonların sadece ekonomik ve politik etkilerini değil, insani boyutunu da gün ışığına çıkarmak üzere hazırlanmıştır.
Freedom Flotilla: Before and Aftermath
Freedom Flotilla: Before and Aftermath
Sylvia Tiryaki’s analysis on the Turkish-Israeli relations entitled “Freedom Flotilla: Before and Aftermath” was published in the issue 3, volume 1 of the Middle East Observer (MEO), a journal featuring articles on Middle East and Persian Gulf Unit, published by Athens-based Institute for Security and Defence Analysis. Check out her analysis here.
Intro
After more than sixty one years, the Israeli – Turkish relations have entered a phase that some observers are prone to see as the final one. It is the least to say that, had such an assumption been correct, it would not have been the happiest end; and certainly not a desirable one.
Interview in Swedish Daily SvD
Interview in Swedish Daily SvD
Sylvia Tiryaki was interviewed by the Swedish Daily SvD. She commented on the latest developments in the Israel-Turkey relations and answered questions regarding freedom flotilla issue. If you speak Swedish, check out her interview here.
Turkey and Israel a Saga of (Former) Regional Allies
Turkey and Israel a Saga of (Former) Regional Allies
Sylvia Tiryaki and Can Yirik wrote an article on the latest developments in the Israel-Turkey relations. The analysis was published in the Istanbul based Today’s Zaman. You can read it online here.
Intro
Turkey and Israel: two traditional regional allies. Two countries with different backgrounds but also with many similarities that led to a long association with each other. Two business partners whose bilateral trade volume increased under the Justice and Development Party (AKP) government by 145 percent and reached $4 billion.Is the saga of a relatively happy coexistence of the only two functional democracies with secular political structures in the region over? Can this already very strained relationship survive after the Israeli raid on the Free Gaza Movement’s flotilla of six ships that led to the killing of Turkish citizens by Israeli naval commandos? How has it happened that by expressing its willingness to mediate in the Israeli-Palestinian conflict Turkey became a sort of party to the conflict? How far can Israel go with its far-fetched assertiveness? What will happen next? These and others are the questions that puzzle many minds.
Direct trade regulation key to move forward in Cyprus
Direct trade regulation key to move forward in Cyprus
Today’s Zaman interviewed Sylvia Tiryaki on the latest Turkish Cypriot elections, in which Mr. Derviş Eroğlu was elected into the office of President of the Turkish Republic of Northern Cyprus and replaced the imcubent Mr. Mehmet Ali Talat. To read Sylvia Tiryaki’s analysis on the elections and Cyprus negotiation process click here.
Quote
The only way to move ahead is the direct trade regulation. Before Turkey was demanding more to open its ports, but now it boils down to this one item. That’s not something the European Union is unable to do. The direct trade regulation, or lifting the isolation of the Turkish Cypriots, is not legally impossible. Actually, there are no legal grounds for this isolation to be in place.






